"madem evlenmeyecektik adını neden söyledin?" şeklinde de akıllara kazınmış olması kuvvetle muhtemel olan. elini verip kolunu kaptırma olayının bir türüdür.

  • (1)
  • (0)
evde tamir edilecek bir şey olduğunda veya diy projelerine gömüldüğümde koşa koşa gitmekten keyif aldığım yapı market zinciri. yapı market konusunda alternatifleri de pek parlak değil; koçtaş ve tekzen bauhaus'a göre uygun fiyatlı olsalar da birçok ürünleri bauhaus'un yanında aşırı dandik kalıyor. bauhaus'larda genelde reyonların yeri belli olur, darmadağın bir ortam olmaz, ferah ferah gezilebilir. alternatiflerinde bunu da bulmak çok zor. en fazla çeşidi de barındıran bauhaus zaten.
ihtiyaca yönelik alışverişin yanı sıra tüm mağazayı da dolaşmaya kalkarsanız, saatler sonra gerekli gereksiz birçok şeyi almış olarak çıkma garantisi de veriyorlar.*

  • (0)
  • (0)
ingiliz marka.
1800'lü yılların sonuna doğru o zamanlar için bayağı devrim niteliğinde olan gabardin kumaşı bulmuşlardır. 1888 yılında da patentini almışlar. markanın öne çıkan ürünlerinden birinin trençkotlarının olması bu anlamda pek de şaşırtıcı değil.

bir de imza gibi kullandıkları ekose desenleri var tabii. pek sevsem de bu desen sayesinde piyasanın sahte ürünüyle dolması markayı gözümde sıkıcı bir hale getiriyor. zaten çok heyecan yaratan tasarımları olan bir marka da değil, genelde klasik ama kaliteli kıyafetleriyle öne çıkıyor.

  • (2)
  • (0)
1908'de kurulan amerikan markası. 2003 yılında nike'a bağlandı.
asıl basketbolcu chuck taylor'ın all star modellerine el atmasıyla inanılmaz bir başarı gösterdi. 1900'lerin başından bu yana all starlar hayatımızda aslında. ama asıl çıkış noktası basketbol ayakkabısı olarak olsa da, 80'li yıllardan itibaren günlük giyimin ayrılmaz bir parçası haline geldi.

bana kalırsa chuck taylor olmasa şu anda tarihin tozlu sayfalarına gömülmüş durumda olurlardı. klasik all star tasarımlarının dışındaki tasarımlarını beğenmemem bir yana; klasik tasarımı alıp abuk sabuk işlemlerden geçirip topuklu converse gibi göz kanatan tasarımlara imza atmalarını yok saymak istesem de sayamıyorum.

son birkaç senenin öznesi de converseler aynı zamanda. insanlar converse'i "hala" giyenler ve giymeyenler olarak ikiye ayrılıyor. dönem dönem converse modası gelip gittiğinden olsa gerek, 80'ler sonu ve 90'larda doğan insanlar converselerin moda olduğu bir dönemle çok iç içe olduklarından biraz sıkıldılar bana kalırsa. yoksa bu kadar ikonik bir parça haline gelmiş ayakkabının in-out olup olmadığını tartışmak birazcık anlamsız. tabii bir de kullanım kolaylığı da var. neredeyse her kıyafetle giyilebildiğinden de dolaplarda vazgeçilmezler arasında yer alıyor.

en önemli sıkıntısı ortopedik tabana sahip olmaması, rahatlığı direkt etkiliyor. çocuklar için ürettikleri ayakkabılarında bu konuya eğilmişler aslında, nispeten daha az rahatsız çocuk ayakkabıları.

  • (4)
  • (0)