"çok satan kitap" ile ifade edilmek istenen kitapların de olduğuna göre doğruluğu ve yanlışlığı değişebilecek açıklamadır. Eğer bu kelime öbeği ile ifade edilmek istenen 'Sadece Şeyma', 'Kötü Çocuk' ya da bilimum Wattpad kitapları ise ifade doğrudur, hatta "Çok satan kitaplar hiç okumayanlar içindir" şeklinde değiştirilse daha iyi olur. Ama eğer ki "Çok satan kitaplar" ile ifade edilmek istenen 'Küçük Prens', 'Kürk Mantolu Madonna', 'Dönüşüm' ve edebi değeri olduğu için çok satan diğer kitaplar ise ifade yanlıştır.

  • (0)
  • (0)
oscar'ın gerçekten hak edene verilen ve iyi bir ödül olduğunu düşünen kişileri üzen durum.

  • (0)
  • (0)
Sofist akımın kurucusu olan, Rönesans dönemindeki hümanizm patlamasının sebebi olan filozof. (bkz: homo mensura) (eng. man is the measure) (tr. her şeyin ölçüsü insandır)
Hümanizm gibi işlevsel ve güzel bir şeyin ortaya çıkmasına sebep olmuş olsa da, italyan rönesansının merkezindeki fikirlerin, dolayısıyla dönemden etkilenmiş günümüz fikirlerinin de koca bir yalandan ibaret olduğu sonucuna da varılabilir. Çünkü, başta da söylediğim gibi Protagoras bir sofistti. ve tüm sofistler gibi onun için önemli olan şey doğruluk, doğanın işleyişi, varoluş değil; işlevsellikti. başarıya ulaşmanın yolunun gelenek ve göreneklere uymak olduğuna inanıyordu, onları anlamak ve manipüle etmek belki doğru olmayan ama amaca ulaşmakta etkili bir çareydi. işlevsellik tek önemli şeydi protagoras için. ve bu ikiyüzlü çıkarcı adam etrafına kurulan rönesans fikirleri, rönesans fikirlerinden ilam alan 21. yüzyıl insanının fikirleri işlevsellik ve çıkarcılık açısından pratogoras'dan hiç farklı değil.

Kendisi kâfirlikle suçlanmış ve kitapları Atina'da alenen yakılmıştır.

  • (1)
  • (0)
Elea'lı Zeno (ya da Zenon), öğretmeni parmenides ile birlikte maddenin uzay içerisindeki hareketinin imkansız olduğunu "kanıt"lamıştır. Parmenides, Heraklitos'un "aynı nehre iki kere giremezsiniz" iddiasını daha da ilerletmiş, aynı nehre bir kere bile girilemeyeceğini ileri sürmüştür.
Parmenides başlangıçta varoluşu ontolojik olarak ele alır ve der ki: "eğer 'var olmak' fiili var ise, yokluk var olamaz. Yokluğu düşünürken bile onu bir 'şey' olarak aklımızda var etmek zorundayız." Bu kökten ilerleyerek evrendeki sonsuz var oluşun içinde yokluğu barındıran herhangi bir boşluk, ve hiçlik olmadığına kanaat getirir. Bu ise bir maddenin hareketi şu şekilde imkansız oluyordu: hareket; bir varlığın, o varlığın olmadığı yere doğru ilerlemesidir. O varlığın olmadığı yer de hiçlik olacağından, hiçlik diye bir şey de olmadığından hareket imkansızdır.  Nasıl oluyor bilmiyorum ama "var olmak" fiili varlığın ontolojik kanıtı olabiliyorken, "gitmek" veya "hareket" kelimeleri maddenin hareketinin ontolojik kanıtı olamaz parmenides'e göre. Bu da rasyonalist filozofların kavram haritalarını iki yüzlü kullanarak felsefeyi ucuz kelime oyunlarına indirgemelerine bir örnek olsun.
Zeno ise, öğretmeninin aksine hareketin imkansızlığını ontolojik karmaşalarla değil, matematiğin soyutluğunu ve maddeden bağımsızlığını kullanarak "kanıt"lamıştır. Zeno, Akhilleus ve bir kaplumbağa arasında yapılacak bir yarışı örneklendirir. yarışta Akhilleus kaplumbağaya öncelik verecektir ve yarışa ondan daha sonra başlayacaktır. Fakat, akhilleus ne kadar hızlı koşarsa koşsun kaplumbağaya yetişemeyecektir, çünkü yetişmek için akhilleus'un önce mesafenin yarısını, daha sonra o mesafenin yarısını, daha sonra o mesafenin yarısını... şeklinde sonsuz büyüklükte olmamasına rağmen sonsuza kadar bölünebilen, bundan dolayı da nasıl oluyorsa hiç bitmeyecek bir yolu kat etmesi gerekecektir.

  • (0)
  • (0)