sorunlardan kaçmak yerine yüzleşmek.

t: uzunca bir liste ile cevaplanması gereken başlık.

  • (0)
  • (0)
en uzunu üç dakika süren anılarım(-ız)dır.

tabi o zamanlar küçüğüm kurban bayramını şeker bayramından ayıramayacak kadar. neyse bir gün babam pamuk gibi beyaz bir koyun ile evin bahçesinde belirince çok sevinmiştim. zıplaya zıplaya merdivenlerden inmiştim. koyunumuz var adı da pamuk olsun falan diye (yaratıcılık sıfır...) hatta bu koyunu severken bir de fotoğrafım var. ne zaman görsem üzülürüm. affet beni pamuk koruyamadım seni... neyse, sonra babam yukarıdan annemi çağırmamı istedi bir kaç dakika yukarı çıkıp gelene kadar babam pamuğu kesmiş. kafası bir tarafta gövdesi bir tarafta kanlar içinde yatıyor. tam böyle şoka girmişim olayı anlamaya çalışıyorum bizimkiler o yüz ifademi de fotoğraflamışlar... akşamında da neden et yemediğim için bir ton azar işitmiştim. ilk travmalarımdan bir anıydı. 

  • (0)
  • (0)
31 Ekim 1909'da kendi eserlerinden parçalar okuyarak kaydettirdiği ses kayıdı  ile şu aralar hissettiklerime tercüman olmuş yazardır.

"Her eylemin öncesinde yatan bir sebep olduğu için insanın özgür olmadığını söylerler. Oysa insan her daim 'şimdi'nin içinde hareket eder. Ve 'şimdi' zamanın dışındadır; geçmiş ile gelecek arasında bir bağdır sadece. Bu sebeple 'şimdinin içinde insan her zaman özgürdür. Gelecek için endişe etmeyin, çünkü gelecek diye bir şey yoktur. Sadece şimdi vardır, onun için yaşayın. Ve şimdinin içinde iyiyseniz, sonsuza dek iyisiniz demektir. İnsan yalnızca acıyla büyür. Bunun farkında olmak ve başa gelen talihsizliği kabul etmek iyidir. Böylece insan isteyerek sırtlandığı yükleri hafıfletir. Yaşamın bedende değil de ruhta olduğunu fark ettiğinizde artık ölüm yoktur, sadece bedenden kurtuluş vardır. Ruhumuzda ölümün ötesinde bir şeyler görürüz. Zihninizde neyin bedensel olmadığını ayıklayın. O zaman içinizde neyin ölümsüz olduğunu anlayacaksınız. Yaşamımızdan hoşnut olmama hakkımız yoktur. Yaşamdan hoşnut değilsek, bunu kendimizden hoşnut olmamak için bir sebep görmeliyiz."

Tolstoy’un bu ses kaydı, Ümid Gurbanov tarafından Türkçeye çevirilmiştir.


Şimdinin içinde Özgür olamayanlara...

  • (1)
  • (0)
benim bin kez "özür dilerim" yazmama sebep olan fransızca kökenli kelime.

7. sınıfta türkçe dersinde metin okurken dilim sürçmüştü ve pardon dedikten sonra okumama devam edecektim ki; kısa boylu, gözlüklü, vücudu ile orantısız göbeğine her zaman şaşırdığım mükemel öğretmenim şiddete karşı olmasına rağmen elinde her zaman taşıdığı nar çubuğunu metnimin üzerine koyup, "pardon fransızca kökenli bir kelimedir. sınıfımda pardon diyemezsin. ceza olarak bin kez özür dilerim yazacaksın" demişti. evde ağlaya ağlaya bin kez özür dilerim yazmıştım. bu da böyle gereksiz bir anımdır.

  • (0)
  • (0)
orhan gencebay'ın hatasız kul olmaz şarkısını önermek istediğim yazarın başlığı. tatlipandacığım uslu durur musunuz?

  • (0)
  • (0)