topu atan alır

şüphesiz ki çocukluğumuz futbolunun altın kuralıdır. topun sahibi ise bu zorunluluktan muaf tutulur.
karadenizli olmanın 5'e katladığı çile.
küçükken arazideki tek düz olan yer yol olduğu için yollarda top oynardık.
70 derece eğimli arazide o top yoldan dışarı çıktığı zaman yüzlerce metre aşağılara kadar inebilir, topu bulup tekrar yola çıkmak yarım saati bulabilirdi.
tabii topun fındık bahçelerinin arasına karışmış dikenli çalılıklarda patlama riski de yüksekti, bazen hiç bulamazdık. çünkü her taraf bahçe, bazı yerler içinde yürünemeyecek kadar sıkışık orman ve yokuştan aşağı o hızla gidince kaybolabilirdi.
kaybolan bir topu 1-2 sene sonrasında rastgele bulduğumuz da çok olurdu.
vay be.
küçüklükten kalma ve çileli olsa da özlediğimiz bir durum. daha 20 yaşındayım ama benim küçüklüğümde öyle geçti. hey gidi 2000nin başları hey :)
kesinlikle mahalle futbolunun altın kuralıdır.
topa hayvan gibi abanıp auta atan arkadaş için refleks olarak aynı hızda!!! denirdi. abanmayı biliyorsa gidip topu almayı da bilecek elbette.
İletisim | Kullanım Şartları | Sözlük Kuralları | Sosyal Projeler | Facebook | Twitter | İnstagram
İletişim: info@narsozluk.org
Reklam: reklam@narsozluk.org