türkçe

Türk milletinin ana dili. ural altay dil ailesine mensuptur. en eski yazılı belgeleri göktürk yazıtları olarak geçse de yazıtlardan önce birkaç cümlelik bir mektup ve bir alet üzerine yazılmış bir iki kelimelik notlar da bulunmuştur.
  • (1)
  • (0)

yorum yapmak için giriş yapmalısın
ingilizcenin söz kaynağı ve söz varlığının türkçeden daha çok olduğu savlanır.
türk dil kurumunun çıkarttığı sözlüklere bakarak ve kullanılmayan sözleri buraya almayarak bu sonuca varabiliriz. ancak türkiye türkçesinde özellikle yerel ağızlarda günlük yaşama aktarılmayı bekleyen yığınla söz vardır ki, bugün türk insanının birkaç söz ile anlattığı kavram, olgu ve davranışları, insan özelliklerini tek bir sözcük ile anlatabilir.

bunun yanı sıra ingilizce yeni yapım ekleri türetmiştir ancak türkçede ''yeni yapım eki birkaç örnek dışında türetilememiştir.'' sağ olsunlar yapım eki türetmeyi ''uydurmacı'' diyerek reddediyorlar. ancak bu gereklidir, yoksa türkçe yeni kavramları adlandırmada güçlük çekecektir.

onun dışında türkçe sezgisel bir dildir. yalnızca ''oooo'' sözünün verdiği anlamlara bakın coşkuyla söylendiğinde ''vay kimleri görüyorum'' biçiminde bir söz arkasından gelebilecekken tınısı inişli çıkışlı ve usul usul söylendiğinde ''anca gel zaten'' deyip sitem bildirebilir. bunlar da göz önünde bulundurulmalıdır.

bundan gayrı türkçe yalnızca türkiye'de konuşulan bir dil değildir. ingilizce ortak bir dil haline gelmiş ancak türkçe diğer şiveleriyle ortak bir dil olamamıştır. o şivelerin de türkçe olduğu göz önünde bulundurulursa söz varlığı da ingilizcenin kat kat üstüne çıkacaktır.

yine türkçe ile ilgili başka bir örnek vermek gerekirse, dil toplumların yaşam koşullarıyla belirir. türkler hızlı, kesin ve kısa konuşur. çünkü bozkır toplumudur. eylemler buyruksu ve kısadır ''al-, ver-, git-, öl-, vur-, kır-, gel-, çak-, kaç-, koş- gb.''
araplar daha yavaşça konuşurlar ve şarkı söyler gibi eda halindedirler.

türkler soyut kavramları, somutlaştırarak ifade ederler. orhun anıtlarından bunu anlıyoruz. soyut kavramlar daha çok somut olarak ifade edilir olmuştur. dil devrimi ile birlikte de yine bu yöntem seçilmiştir zira soyut çok sözcük kökümüz yok. bundan ötürü kavram gb. sözcüklere soyutlaşmış oldukları için dil devrimi karşıtları karşı çıkmıştır ki bu türkçenin yazgısıdır. kaçınılmazdır.

bundan ayrı olarak, bir toplum görmediği varlık ve nesnelere ad veremez. eğer bir dilin yoksulluğundan söz edilecekse o topluluğun diğer toplumlarla ilişki halinde bulunmadan önce bir kavram ve nesneye ad vermemiş olmasıyla ahkam kesilebilir. örneğin türklerin dilinde birçok hayvanın türkçe karşılığı vardır ancak zürafanın yoktur. zira türklerin yaşadığı coğrafyada zürafa yoktur. ancak timsah yerine alavan, maymun yerine biçin demişlerdir. dahası türkler ördeğe sunasından burçinine, temurkanattan, bozkanata dek eşeyine, türüne göre kırk ayrı ad takarken ali şir nevai farsların yalnızca birkaç sözle ördek tanımladığını söyler.

bu yönüyle bakacak olursak türkler gördükleri nesne ve kavramları adlandırmışlardır.

yine bir örnekle farsça üzerinden güncel bir karşılaştırma yapacak olursak türkçede bir kişinin içi göynür, bulanır ve ağrır ancak farslar bunu yalnızca derd sözcüğü ile açıklarlar.

geçtiğimiz günlerde burada bir yazar türkçede dünya ve alem sözcüklerinin karşılığı olmadığını söyledi. acun demeyeceğim zira o da soğdcadır ancak türk dilinde yertinç ve yertin sözleri vardır.

bunun gibi varsılaşmak, varlaşmak, baylaşmak, bayımak gibi birçok kullanımla yalnızca ''zenginleşme'' sözcüğünü anlatıyoruz.

yahut döndürmek, çevirmek, evirmek hepsi hemen hemen aynı anlama gelir göndermek ve yollamak da öyle hatta ek olarak uğurlamayı da buraya koyabiliriz. burada ciddi anlamda büyük bir baylık, variyet söz konusu. ufak ayrımlı kavram, eylem ve olguların başka biçimde adlandırılması bir dili varlıklı gösterir.

onun dışında türkçe ne yazık ki son yıllarda dışa bağımlıdır ve küreselleşme gereği bir sözcüğü doğrudan alıp özentilik yaparak yabancısını kullanıyoruz. türkçe terim üretilmiyor, üretildiğinde geç üretilip kimse önemsemiyor. drone diyor ingiliz, erkek arı demek. biz o biçimde ad koysak batı özentisi topluluk ''alttan ittirmeli'' diye başlar.

dilimizin değerini bilelim kardaşlar, karındaşlar, ağalar, iniler, bacular, eceler, ekeler...
  • (9)
  • (1)

yorum yapmak için giriş yapmalısın
Konuştuğumuz ve yazdığımız dil. Oia.
  • (1)
  • (0)

yorum yapmak için giriş yapmalısın
eş anlamlı sözcükler genel olarak yabancı dilden geçen sözcükle, dilde var olan sözcükler arasındaki ilişkidir. örnekle: değer/kıymet, anı/hatıra, bay/zengin, eren/aziz gibi.

ancak zamanla eş anlamlı hale gelen, anlamları çok yakın sözcükler vardır. örnekle göndermek/yollamak. bu sözcükler tarihin bir çağında büyük olasılıkla ayrı anlamlara geliyordu. ancak bugün aynı anlamdadır. örnekleri çoğaltabiliriz. ancak bu anlam birleşmesi dilin köklülüğünü gösterir.

dilin baylığını, yeterliliğini, gücünü, sözvarlığını anlamları birbirine yakın sözcüklerin çokluğu oluşturur. bununla ilgili olarak ali şir nevai'nin iki dilin karşılaştırılması yapıtına bakılabilir.

biz de birkaç örnek vermekle yetinelim:

darılmak/küsmek/gücenmek/kırılmak/incinmek/alınmak
çevirmek/döndürmek/evirmek
dayamak/yaslamak
dilemek/istemek
toplamak/toparlamak
duymak/dinlemek/işitmek
yıkılmak/devrilmek
kıvırmak/bükmek
küçük/ufak
yaş/ıslak
büyük/iri/koca/kocaman

hele diğer türk dillerinde bulunan şu örnek ise, gücü öylesine ortaya koyar ki:
çevre/aylana/ tegerek/aymak/çölkem,/dolay

burada evirmek eylemini duymamış olabilirsiniz. bu sözcük dilimizde yalnız iki biçimiyle varlığını sürdürmektedir. bunlardan birisi ''evi evir, çevir'', 'evirip, çevirmek'' gibi ikilemelerdedir. diğeri ise ''evrim'' sözcüğünde görülmektedir.

aylana, sözcüğünü de duymamış olabilirsiniz. aylanmak, eyleminden türemiştir. aylanmak, dolanmak demektir. aylak da buradan çıkmıştır. dolanılan yer anlamındadır.

tegerek de tegerenme/değerenme eyleminden gelir. o da dolanmak eylemiyle ilişkilidir. bu sözcükten Türkiye Türkçesine üç sözcük kalmıştır: değirmen, değirmi ve teker sözcükleridir.
  • (2)
  • (0)

yorum yapmak için giriş yapmalısın
Noktalama işaretlerine vs takilanlar için diyorum ki.

Turkcemiz ne güzel. Örneğin kadın figürü önemli. Doğada ne kadar güzel hayvan çiçek varsa kadınlara adı konulmuş.
Lale, nergis, menekşe, ceylan, maral .
Bende bunlara kafa yoruyorum. Tespit yapıyorum .
  • (0)
  • (0)

yorum yapmak için giriş yapmalısın