boşişlermüdüresi

Durum: 1699 - 293 - 67 - 4 - 23.05.2019 14:31

Narhane: 2598 - se(nar)ist yazar

3 ay önce kayıt oldu. 4. Nesil Yazar.

“Yaşıyorken getirmediğin çiçeği öldüğümde mezarıma getirme ki biraz gururlu olduğunu bileyim”.
  • /
  • 170

türkün türkten başka dostu yoktur

bunca tecavüzcüler, katiller, hırsızlar ingilizlerden çıktı haklı bir isyan aynen. türk'ün türk'ten başka dostu yokmuş gerçekten (!) biraz utanalım ya biraz tek rica ediyorum.

uykusuzluk

depresyon dönemlerinde bünyeyi bitiren olaydır. uykusuzluk çekmemek istiyorsanız geceleri mutlaka şarap için uykusuzluğunuz ortadan kalkar. ama sabah kalkamamanız beni ilgilendirmez söyleyeyim. sonra vay efendim sen tavsiye ettin, vay efendim ben hayatta içmezdim sorumluluğunu kabul etmiyorum.

alonelifes

kullandığı nickten dolayı yanlız başına hayat sürdürdüğünü düşündüğüm yazar. şimdilik girdiği entryler güzel olmuş.bu arada kime maşallah desem üç gün yaşıyor ama neyse.umarım diğer yazarlar gibi saçmalamadan yazar. zira burası 'ünlü oldun el salla' temalı bir program değil. hoş gelmiş kalemine sağlık.

mesafeli olmak

üzmüşlerdir kırmışlardır bunu yapan kişiyi. o yüzden o da daha fazla üzülmemek, kırılmamak için mecbur kalıp dünyaya insanlara karşı bir zırh oluşturmuştur biraz anlayış gösterin. kendince haklı bir isyandır bu biraz empati kurun.
bir tür savunma mekanizması diyebiliriz aslında. ama tabi kimin nasıl takıldığı da bizi ilgilendiren bir olay değildir.kendi hayatı ve kendi kararıdır saygı duyulması gerekir. hemen ayyyy burnu havada bunun dememek lazım.kimse kimsenin içinde kopan fırtınaları bilmez.

sadece bilmeni istedim

bir ilişkiyi noktalamışsınızdır fakat ona daha önce söylemediğiniz bazı şeyler vardır içinizde mesela başkasıyla sevgilisinizdir ama aynı zamanda onada ümit vermişsinizdir... şimdi sana bunları söyledim ne yaparsan yap demenin kibarcasıdır. içnizdekileri söylersiniz,yediğiniz haltları anlatır,ne halin varsa gör olayını yaşatırsınız.sadece bilmesini istersiniz. içinizde hiç bişey kalmamış şekilde çıkar yürürsünüz keyfiniz yerinde tabi. ama arkanızda bıraktığınızın canının nasıl acıdığını bilmezsiniz.
sen bilmemi istedin ve anlattın artık biliyorum sevgilim beni istemediğini. bende bilmeni isterdim seni nasıl sevdiğimi... sen biliyor musun peki seni nasıl istediğimi...
(bkz: merdivende sarılmışız hiç bırakmayacak gibi)
(bkz:ne halin varsa gör)
(bkz: benden çıktı)

kaybolmak istemek

boşlukta olan insanın aklından geçen düşüncelerden biridir.biz ona kısaca kaçma isteği diyoruz.olaylara çok farklı açılardan bakılabilir aslında ama konuyu dağıtmamak adına hemen örnek vereyim.
bu kaybolma isteği tam olarak şöyle ortaya çıkıyor;hayat öyle yorar ki bazen, bırakıp her şeyi gitmek istersin. ama bırakamazsın aileni ve sevenlerini. sen bıraksan onlar seni bırakmaz. geçmişin peşini bırakmaz. geçmiş dedikse de genelde kötü anılar. (nedense iyi anılar çabuk unutuluyor ama kötü anılar unutulmuyor)bunun muhtemel sebebi kötü anıların bıraktığı izlerin derinliği. bazen öyle derin izler bırakır ki, insan bir anda her şeyden vazgeçmeyi göze alır aslında. ama vazgeçemez. ve vazgeçemediği zaman kendini atacak bir yer arar.
şairin bir sözü var;kendini bulmak için en iyi yol kaybolmaktır diyor.
kaybolmak aslında kavuşmaktır, kaybolan insan kendine kavuşma hususunda bir şeyleri göze almış, göze aldığı şeylerin üstesinden gelip kendini bulmayı hedefler. hiç düşünmediği anda keşfeder insan kaybolmayı ve ardından kendini yakaladığında yapışır yakasına hiç şüphesiz: neredeydin? neden kaybolmak istedin? diye.

insan kaybolmayı ister mi?
ben istedim sevgilim!
uzaklara gittim,
bilmediğim sokaklarda ilerledim...
ben bu karmaşanın içinde kaybolmak istedim...
bak uzaklar anladı halimden sevgilim,
bir sen kaldın...
(bkz: ekmek almaya diye çıkıp yıllarca dönmemek)

mutsuzluğun asıl sebebi

mutluluk denen kavramın olmasıdır. mutluluk kavramı olmasaydı mutsuzluğu bilemezdik. bütün suç mutluluk kavramında. bir başka açıdan bakarsak; umdukların ve bulduklarındır. hep bir beklenti içinde olduğumuz içindir.hep söylerim beklentiler üzer arkadaşlar.
daha da sıralanır sebepler ama anlatmak istemiyorum. her şeyi de okuyarak öğrenmeyin zaten,biraz da yaşayın ki tam bilgi sahibi olun.
(bkz: hayal kırıklığı)
(bkz: beklentiler üzer)

mutlu olmak

neredeyse pek yaşamadığım için bilmiyorum. bilen arkadaşlardan anlatmalarını rica ediyorum.

seni sevmeyi eskisi kadar sevemiyorum

sana git diyemem ama kal demekte gelmiyor içimden cümlesi ile bağlantısı vardır.

yazarların bugünkü mutsuzluk sebebi

mutsuzluk kaynaklarının sıralandığı listedir.yazarların bugünkü ruh hallerini rahatça yazıp,içini dökebilmeleri için açılan başlık.
(bkz: güzin abla)
benimkini soracak olursanız
merdivende sarılmışız hiç bırakmayacak gibi
 spoiler!
gizli bakınız verdim. gizli gizli bakıp, gizli gizli ağlayabilin diye
  • /
  • 170
  • /
  • 26

merdivende sarılmışız hiç bırakmayacak gibi


nutuk ilk defa nerede okunmuştur


19 mayıs 1961


19 mayıs 2016


19 mayıs 1935


19 mayıs 2011


19 mayıs 2000


19 mayıs 2003


19 mayıs 1977


19 mayıs 1989


  • /
  • 26

kıvırcık saçlı kadınlar

sabah akşam saçları ile oynanilasi şirin mi şirin tipler. omzuna yasla uzun uzun hayaller kur bir elinde saçlarının yumuşaklığı boynuna gelen gidiklanma hissi. neyse cok hayal kurmiyim ben en iyisi

cemal süreya şiirleri

sizin hiç babanız öldü mü?
benim bir kere öldü kör oldum
yıkadılar aldılar götürdüler
babamdan ummazdım bunu kör oldum
siz hiç hamama gittiniz mi?
ben gittim lambanın biri söndü
gözümün biri söndü kör oldum
tepede bir gökyüzü vardı yuvarlak
söylelemesine maviydi kör oldum
taşlara gelince hamam taşlarına
taşlar pırıl pırıldı ayna gibiydi
taşlarda yüzümün yarısını gördüm
bir şey gibiydi bir şey gibi kötü
yüzümden ummazdım bunu kör oldum
siz hiç sabunluyken ağladınız mı?
 spoiler!
en sevdiğim şairin en sevdiğim şiiri.

19 mayıs nasıl bayram oldu

dağ başını duman almış gümüşdere durmaz akar'
19 mayıs’ı yani emperyalizme karşı kurtuluş ve istiklal mücadelesinin başlama gününün gençlik ve sporla buluşmasında henüz osmanlı döneminde kutlanmaya başlanan idman baramları’nın da önemli bir yeri vardır. 2. meşrutiyet’in ilanından sonra iktidara gelen ittihat terakki partisi’nin gençliğe verdiği önem ve osmanlı’ya çökmüş yılgınlık ve eziklik havasını dağıtma çabalarının bir parçası olarak 12 mayıs 1916’da kutlanmaya başlanan idman bayramları o güne kadar osmanlı topraklarında pek görülmemiş kalabalık gençlik gruplarınca yapılan büyük jimnastik gösterilerinin de öncüsü olmuştu. istibdat rejimi sırasında değil toplu jimnastik gösterisi kalabalıkça bir grubun sokakta bir araya gelmesine bile tahammül edemeyen abdulhamit yönetiminde fazlasıyla ihmal edilen spor etkinlikleri de bu sayede hız kazanmıştı.

dünya savaşı’nın patlak vermesiyle bu bayramın kutlanmasına ara verilse de törenler sırasında kullanılan bir marş hem kurtuluş mücadelesinin hem de gençliğin simgesi olacaktı. mustafa kemal samsun’a çıkışının ardından anadolu’da halkı örgütlemek için batıdan doğuya şehirleri gezmektedir. ancak amasya yolu üzerinde arabaları bozulur. heyettekilerin moralinin bozulduğu bir sırada mustafa kemal arabadan inerek yürümeye başlar, ağzından “dağ başını duman almış gümüş dere durmaz akar” dizeleri dökülür. milli mücadeleden hiçbir şartta vazgeçmeyeceği mesajını verdiği bu olay da gençlik marşı’nı bir simge haline getirir. işte bu marş, idman bayramları sırasında toplanan gençlik tarafından söylenen ve orijinali isveççe olan marştır.

cumhuriyetin ilanının ardından milli eğitim bakanlığı idman bayramı’nı yeniden ele alarak 1927’den itibaren her mayısın üçüncü haftasında kutlanması kararı almıştır. o dönem yapılan gösterilerde istanbul’daki lise öğrencilerinden oluşan 5 - 10 kişilik gençlik grupları gösteriler düzenlemeye başlamıştır. istanbul’daki gösterilerin adresi bugün de varlığını sürdüren fenerbahçe stadı ve robert kolej’in atletizm sahasıdır. törenlerin “atatürk günü” adı ile yapılması ise 24 mayıs 1935’te gerçekleşir. fenerbahçe stadı’ndaki kutlamalara galatasaray, fenerbahçe ve beşiktaşlı sporcular da katılır. organizasyondan bir süre sonra yapılan ulusal spor kongresi’nde söz alan beşiktaş kulübü kurucularından ahmet fetgeri, atatürk günü’nün tüm gençliğe mal edilebilmesi için 19 mayıs’larda kutlanmasını önermişti. öneri kongrede kabul edilmiş, atatürk’ün onayı ile alınan kararla “gençlik ve spor bayramı” ismi ile kutlanmaya başlamıştır. 12 eylül’ün ardından alınan karar ile bayramın isminde değişikliğe gidilmiş ve 19 mayıs’lar “atatürk’ü anma, gençlik ve spor bayramı” adı altında kutlanmaya devam etmiştir

atatürk'ün 19 mayıs sözleri

ben, 1919 yılı mayısı içinde samsun'a çıktığım gün elimde maddi hiçbir kuvvet yoktu. yalnız büyük türk milletinin soyluluğundan doğan ve benim vicdanımı dolduran yüksek ve manevi bir kuvvet vardı. işte ben bu ulusal kuvvete, bu türk milletine güvenerek işe başladım."

salaklığa doymamak

sütten ağzı yandığı halde yoğurdu üflemek yerine yine ağzını tekrar yakmaktır.
örnekleri geçmişi düşünmek.
geçmişte takılı kalmak.
insanları aldatmak.
kul hakkı yemek şeklinde verilebilir

iyi ki sözlükte yazıyor denilen yazarlar

mrmersenaryes ve boşişlermüdüresi

para mutluluğu satın alabilir mi

fakirken mutsuzsan yapabileceğin şeyler çok sınırlıdır.
ama zenginken öyle mi ?
sen hiç porsche de bir uçurumun kenarında mutsuz oldun mu ?
ben olmadım.
çünkü porschem yok.

fetva

ramazan geliyor diye oruç tutmayacak kişilerin çıkaracakları bahane
(bkz: ilaç kullanıyorum )
(bkz: saç uzatan ilaç )

yazarların evlenme teklifi hayalleri

kız arkadaşımla arabada son sürat giderken uçurumdan denize uçuyoruz.
sonra hamsinin ağzında tek taş yüzükle yanımıza geliyor.
ben yüzüğü kapıp evlenme teklifi ediyorum.
buna düşmeyen de ne bileyim

Toplam entry sayısı: 1699

çilingirlerin buzdolabı magneti yaptırması

çilingir için mantıklı , halk tarafından ise tamamı ile yanlış bilinen eylemdir. arkadaşlar o buzdolabı magneti dediğiniz şeyi çilingir; ya çelik olan dış kapının kenarına ya da doğalgaz saatinin üstüne yapıştırın diye yaptırıyor.bunu da bilmiyorsanız yuh yani. adamlar da o kadar mantık vardır herhalde dimi sonuçta kapının kilidini açıyorlar.zekalarını sorgulamayın. niye buzdolabına yapıştırın diye versin? siz olayı çok yanlış anlamışsınız.
(bkz: bilmemek değil öğrenmemek ayıptır)

ayrılığın en iyi tanımı

sezai karakoç'un sevgilisi mona roza'ya yazdığı mektubundaki "beni çıkardığında anlamın bozulmuyorsa bundan böyle ayrı yazılalım." cümlesi. yutkunamıyorsun. iki kişiden biri gidince; geriye bir kişi kalıyor sanıyorsunuz ama aslında yarım kalıyor. neyse ben biraz ağlayıp geliyorum.
(bkz: susar mısın kız ağlıyor şuan)
(bkz: sezai karakoç ve mona roza aşkı)
(bkz: yarım kalmak)

silip atman gereken şeyler

o neden aldığımı bilmediğim saçma sapan renkli ojeyi,
kilo alınca giyerim elbisemi,
sadece bir taşı düşmüş ben bunu takarım kolyemi,
masanın altına itiştirdiğim bir boyasam pırıl pırıl, giyerim ki ben bunu botlarımı,
dolapta gün yüzü görmeden bekleyen o kulpu kırık çok sevdiğim fincanı,
neyse halim diye aldığım o rengi bana hiç yakışmayan çirkin ötesi ruju,
o hiç sevmediğim insanla çekilen sırf güzel çıkmışım diye silmediğim fotoğrafı,
hani çekmecenin en dibinde ben bunu kullanırım diye tuttuğum broşu (broş mu kaldı allasen), attım ben.
oh, şöyle bir kendime geldim.

sen de at.

şimdi de belki'leri at. hele ihtimalleri dök eteğinden gitsin.

olacaktı, son anda dağlar denize paralel olduğu için olmadı. kesin olurdu çin'de bir kadın öylece hapşırıvermeseydi'leri de at. olmamış işte.

takılıp kaldığın o geceyi.
düşünüp durduğun o günü.
kanayıp durduğun o yaratılmışı, at.

yanında olmayanların o aklında kalan görüntülerini,
seni hâlâ kırdıklarının farkına varamadıkları o olayları da at gitsin bu defa.

o hiç yapmadığın yüz maskesi tarifini,
gazeteden kesip sakladığın o diyet listesini,
içini oyan o son cümleyi at.

içinde kalan ukdeyi at.

o azimle, inançla zamanı gelince yemeyi beklediğin intikam yemeğini de dök gitsin. soğudu mu tadı olmaz bir kere.

cevabı olmayan soruları unut. kaçırdığın fırsatları,
yürümeyen ilişkileri,
ucuz aşk romanlarını bir de o yıllardır sakladığın antalya'dan kalma şarap şişesini at.

yolunu beklediğini,
yolunun tam ortasında bekleyenleri,
o bir türlü alamadığın tüvit ceketin hayalini,
arkandan konuşanları,
aldığın ilk mektubu hatta aldığın son mektubu,
hatıra defterini de at gitsin.

çalışmayan o kol saati var ya kaldırıp at gitsin.
kaçan vapuru,
yersiz acıları,
zamansız hem yaş aldıran hem gözü yaşlandıran o konuşmaları at,
“o gün” var ya, işte tam o günü at gitsin.

yastığının altında sakladıklarını, yorgandan önce üzerini örtenleri, o gelmeyecek gemi klişesini at.

bak, şimdiden aydınlandı değil mi.
at gitsin. kıymetli olan sensin.

erkeklerin hoşlanma belirtileri

anlamadığımdan tüm erkekler kankam oldu.

19 mayıs nar sözlük etkinliği

sonunda hayırlı bir iş olduğu için katılacağım etkinliktir. *

karşılıksız sevmek

sen sevmesende ben seni severim olayıdır.sevginin en saf, en masum, en katıksızıdır.sizi şair yapar arkadaşlar.her şeyi ona bağlarsınız.
ayrıca çek mi lan bu,ne diye karşılık beklersiniz?
sevmek; zaten herhangi garanti kapsamında bir ürün ya da malzeme değildir ki.
"karşılıksız olunca unutturuyoruz"diye bir kampanyası da yok üstelik. çektiğiniz acıyla kalırsınız benden söylemesi.
(bkz:ben senin beni sevebilme ihtimalini sevdim )

çilingirlerin buzdolabı magneti yaptırması

çilingir için mantıklı , halk tarafından ise tamamı ile yanlış bilinen eylemdir. arkadaşlar o buzdolabı magneti dediğiniz şeyi çilingir; ya çelik olan dış kapının kenarına ya da doğalgaz saatinin üstüne yapıştırın diye yaptırıyor.bunu da bilmiyorsanız yuh yani. adamlar da o kadar mantık vardır herhalde dimi sonuçta kapının kilidini açıyorlar.zekalarını sorgulamayın. niye buzdolabına yapıştırın diye versin? siz olayı çok yanlış anlamışsınız.
(bkz: bilmemek değil öğrenmemek ayıptır)

ayrılığın en iyi tanımı

sezai karakoç'un sevgilisi mona roza'ya yazdığı mektubundaki "beni çıkardığında anlamın bozulmuyorsa bundan böyle ayrı yazılalım." cümlesi. yutkunamıyorsun. iki kişiden biri gidince; geriye bir kişi kalıyor sanıyorsunuz ama aslında yarım kalıyor. neyse ben biraz ağlayıp geliyorum.
(bkz: susar mısın kız ağlıyor şuan)
(bkz: sezai karakoç ve mona roza aşkı)
(bkz: yarım kalmak)

sözlük yazarlarından film önerileri

evlenilecek sözlük yazarları sıralı tam liste

annemin görünce üzeleceği listedir.yine dereceye girememişsin diye ağlayacak kadın.niye yaptınız bunu ? neden ben yokum arkadaşlar?benim anam ana. hiç mi acımıyorsunuz?

bir başlığa tek entry yazmak

ulan bir şaka yapalım dedik hemen eksilediniz a*k ben gidiyorum.

bir başlığa tek entry yazmak

makyaj malzemesi alırken fiyata bakan fakir kız

kendi imkanları ile güzelleşmeye çalışan fakat güzelleşeyim derken daha da çirkinleşen kızdır. ben bir milyoncudan rimel alanını bile gördüm o yüzden pek takılmıyorum artık.*
(bkz: ben değil bir arkadaş)

oral seks yapan sevgiliye ağzına sağlık demek

ortamı bu salak espriyle düzeltmeye çalışıyordur. hangi olaydan sonra olduğunu anlatırdım da yanlış anlarsınız. ya da yo niye yanlış anlayasınız ki +18 i geçmedik mi geçtik tamam o zaman anlatıyorum.

partnerinin ağzına boşalma işlemini gerçekleştirdikten sonra partnerinin üstüne kustuğunu görünce moral vermek amacıyla denmediyse hiç bir şey bilmiyorum.

sözlüğü hep beraber büyüteceğiz

olur ben varım 18 yaşından sonra bize resti çekmesin ama ben reşit oldum sizinle yaşamak istemiyorum falan diye.
İletisim | Kullanım Şartları | Sözlük Kuralları | Sosyal Projeler | Facebook | Twitter | İnstagram
İletişim: info@narsozluk.org
Reklam: reklam@narsozluk.org